Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bilme Kültüre Ülkesine Adanmış Bir Ömür:Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
#1
Bilme Kültüre Ülkesine Adanmış Bir ÖmürTonguerof. Dr. Oktay Sinanoğlu

Bilim ve Kültür İnsanı Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu

Bir yaşam düşünün günümüz dünyası ve Türkiye’si içerisinde. Öyle ki tüm bu şartlar alfan­da, kendi sözünü ettiği insan kavramı açıklamasındaki gibi yaşamım sürdüren birisim. Ona göre “İnsan” kendisini dışında hedefleri olan bir varlıktır.

[Resim: Prof.-Dr.-Oktay-Sinano%C4%9Flu-eyasamrehberi.jpg]

İşte bu açıklamadaki düsturuyla hayatım sürdürdü, Prof. Dr. Ok­tay Sinanoğlu. Yaşadığı hayatı, hayatın sürüklediği gibi değil bir tecrübe ve gözlem olarak görüp yaşadı. Vatanı ve milleti için yaptıkları insanlığa verilebilecek değerlerle kaplı, öngörüye sahip, farklı görüp okuyabilen bir in­san. İşte bu insanın hayatındaki önemli merhalelerine birde bu­radan bakalım.

Türk kuantum kimyacısı, kuram­sal kimyaa ve moleküler biyolog olan Sinanoğlu, 1934 yılında babasının başkonsolosluğu gö­revi sırasında İtalya’da doğdu ve 1939 yılında ailesiyle birlikte 2. Dünya Savaşı nedeniyle Türki­ye’ye döndü. Ankara Yenişehir Lisesi nde okuyan Sinanoğlu, ardından Kimya Mühendisliği okumaya ABD ye gitti. Gidişinde üst sınıflan rahatlıkla kısa sürede geçen Sinanoğlu, bunu zaman  zaman hayatını anlattığı yerlerde o dönem Türkiye’de eğitim siste­minin iyi olmasına bağlı olduğu­nu söyledi. 1956’da Kaliforniya Üniversite Kimya Mühendisliği’ni birincilikle bitirdi Bu dönemler­de okurken aynı zaman da kendi ülkesi ile karşılaştırmalı gözlem­lerde bulundu.

 Eğitimin önemi ve evrenselliğe dayandırılmasını, ABD ve diğer ülkeler gibi eğitim için öğrend alan ülkelerin ver­dikleri fırsatlarda gördü. 1960’ta Yale Üniversitesi de asistan olan Sinanoğlu, 1%1’de atom ve molekülerin çok elektronlu kuramı ile Doçent oldu. 1963’te ise 50 yıldır çözülemeyen bir matema­tik kuramım bilim dünyasına kazandırarak 28 yaşında en genç profesörü ünvanını aldı. DNA sarmalının çözelti içindeki şeklini nasıl aldığına açıklama getirdi. Çeşitli kuramların üzerinde çalışmaları olan Sinanoğlu aynı zamanda ülkesi için gerekli ça­lışmalar içinde ön ayak oldu. İlk önce hedeflerin belirlenmesinden yana olan Sinanoğlu, uzun süreli hedeflerimizin olması gerektiği ve bunlardan en önemlilerinden iki büyük yeni teknolojinin, moleküler biyoloji bioteknoloji ile bilgisayar dektronik-iletişim tek­nolojisi olduğunu belirtti. Aynca ülke savunmasının da bunlara bağlı olduğunu eserlerinde belirt­ti 1975 yılında Almanya'nın en yüksek dereceli bilim ödülünün ilk sahibi oldu. 

Aynca sadece ülke gelişimi için gerekli olan üretim yapmak harici ülkeler arası bilim­sel iletişimde Japonya ile köprü görevini görmüş ve özel elçi ola­rak Türkiye’yi temsil etti. Birçok ülkeye de bilimsel araştırma ve projeler için temsilen gitti. Dünya bilim literatürüne de büyük kat­kısı oldu. Ürettiği teoriler, oluş­turduğu kuramlarla kimya, fizik, biyoloji alanlarında çığır açtı. Türk Einstein olarak da bilnen Cumhu­riyeti Profesörü unvanına sahip oldu.
Amerikan Bilim ve Sanat Akademisinin ilk ve tek üyesi­dir. Dünyada yeni kurulmaya başlanan moleküler biyoloji da­lının ilk profesörü oldu. Tüm bu çalışmalarının ardından birçok ödülün sahibi oldu.

 Alfred Sloan, TÜBİTAK Bilim, Alexander von Humboldt Bilim, Japonya’nın Uluslararası Seçkin Bilimci, Sedat Sımavi, Bilgi Çağı, İLESAM Üs­tün Hizmet, Uğur Mumcu Bilim ödüllerini aldı. Akademik çalış­malarında geliştirdiği kuramlar arasında en önemlileri, -Atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı, -Çözgeniter kuramı, - Kimyasal tepkime mekanizmaları kuramı, -Mikrotermodinamik ve - Değerlik kabuğu etkileşim kuramı. Yale Üniversitesinden yurda dönen Sinanoğlu, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve ar­dından Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünde çalışmalarına devam etti. Bu dönemlerinde gençli­ğinden itibaren kendisine hedef ve dert edindiği meselelere de değinmeye başladı. Türk milletinin kültürüne, dilme tarihine ve değerlerine kendini sımsıkı bağlı hissetmiş ve bu bağlılığın bir gereği olarak yıllardır gözlemle­diği, dış dünyayla karşılaştırarak, düşünerek vardığı sonuçlan Türk halkının her kesimine, hiçbir ayırım yapmadan iletmeyi vicdan borcu olarak gördü.

 Bunlar içinde en önemlisi Türk dilinin önemine dairdi Türk dilinin üretken bir dil olduğunu ve bilim diline uy­gunu belirten Sinanoğlu, Türkçemize sahip çıkılması gerektiğinin üzerinde durdu. Yabancı eğitimin ana dil düzeyde görülmesinin doğru olmadığını belirten Sina­noğlu, hem yabancı dil eğitimin doğru verilmediğini hem de buna bağlı olarak yabana dilde dükkân tabelalarının olması. Gençler arasında günlük konuşmalarında yabancı dile özenmeleri bize zarar verdiğini ve bundan rahatsız ol­duğunu Bye Bye Türkçe kitabıyla geniş bir şekilde ele aldı. Eserinde Türkçe giderse Türkiye gider, çarpıcı cümlesiyle de konuya dikkat çekti. Yabancı kelimelere karşı önerdiği Türkçe kelimelerde bulunmaktadır. 

Türkçeye sahip çıkılması gerektiğini, Türkçeye sahip çıkılmasının ayna zamanda Türkiye’ye Türk kimliğine ve kül­türüne de sahip çıkılması anla­mına geldiğini anlattı, gerek eser­lerinde gerek konuşmalarında. Eğitimin gayesinin milleti, için değer yaratacak düzeye gelecek birey yetiştirmek olması gerektiği ve geçmişiyle geleceği arasında köprü kurmak olduğunu belirten Sinanoğlu, eğitim sistemimizin de buna göre ayarlanması gerekti­ğini belirtti.


Bulunduğumuz bölgenin büyük bir nimet olduğunu söyleyen Sinanoğlu Türkiye Cumhuri- yeti’nin kurulundan itibaren oluşan bir takım sorunların başka açıdan bakarak asıl so­runlara dikkat çekilmesi gerek­tiğini eserlerinde belirtti. Kıbrıs Sorunu yerine Batı Trakya’da kendi topraklarında göçmen gibi duran vatandaşlarımızın sorunların olduğu, Kürt Sorunu değil Kerkük Türkmen Sorunu olduğunu, Ege sorunu değil Lozan’a rağmen Yunanistan'ın adaları üs haline getirme sorunu olduğunu. 

Çevremizde oluşan tüm savaşların ve katliamların adeta modern haçlı seferleri görünümünde olduğunu belirten Sinanoğlu tüm bunlara karşı bütün Tür Merin nerede bir tür zülüm görse ses çıkarması ge­rektiğini söylemiştir. ABD’nin yaptığı kültür mühendisliğine dikkat çeken Sinanoğlu ayrıca serbest piyasa anlayışına dikkat edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Zira dışarıdan rahat giren mal­larda sıra bizimkilerin çıkmasına geldiğinde kotalarla sınırlandı­rıldığını hedef Türkiye ve Büyük Uyanış kitaplannda dile getirdi. Ülkesindeki gelişme­leri, entelektüel bakış açısıyla çözümleri dâhilin de eserleriyle dile getirdi, ilme önem verilmesi gerektiğini belirten Sinanoğlu Avrupa gelişmesinde aklı ön plana çıkarmaları ilerleyen za­manlarda eksik olarak ortaya çıktığım ve maneviyatsız aklın eksik olduğunu belirtti. 

Gönül terbiyesi almayanlar akla faydalı bir şey yaptırmayı emredemez ve gönül ile bilimin bir olması gerektiğini aktardı.
Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu 19 Nisan 2015 tarihinde Miami’de tedavi gördüğü hastanede darül bekaya, hak dünyaya intihal eyledi. 80 yıllık ömrünün son anlarına kadar bilim ve ülkesi için çalışan Sinanoğlu’nun me­zarı Karacaahmet Mezarlığında bulunmaktadır.

Meryem KARAKULAK
Bul
Cevapla


İmlemeler

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi